17 Ekim 2014 Cuma

Oysaki Daha Konuşamamıştık

Her sükunetin şefkatli kollarına bıraktığımda bu yek pare kendimi, içimi bir ürperti sarar, bana tüm gerçekliğiyle sensizliği hatırlatan. Şimdi başım önüme eğilmiş, engel olamıyorum. Reşid'im, kurtarın beni! Bu nasıl bir zat? Onsuzluğa ihtimal veremiyorum. Kaderin engin çağlayanlarında kayboluyorum. Aklım kalbimle ne zaman sulh eder? Bekliyorum.

2 Mayıs 2014 Cuma

Sessizliğin Sesini Yalnızlar Duyar


Sükunetimin sesini duyabilir misiniz? Kulaklarınızda. Tutukluğumun öyküsünü yazabilmeme müsaade eder misiniz?.. Vaktinizden bir parça feda edebilir misiniz? Benim için…




18 Nisan 2014 Cuma

Fakat Uzak


Yüzün de İstanbul siluetinin derinliği demlenmişti, ey yaslı sevda. Bense kımıldamadan durup öylece bakıyordum sana. Sanki en ufak bir esinti de bozulup gidecekmiş gibiydi her şey. Hep bu anda kalsak, hiç sonrası olmasa mesela, sahile insek biraz, anlatsak anlatsak... Dökülsek kelimenin tam manasıyla, dertleşebilsek müsamahayla… Asırlık bir mahzene hapsolmuş gibi kenetlensek birbirimize, muhtaç olsak, nedenimiz olsa. Ben öyle birini sevdim ki her paylaşabilmenin kenarına yaklaştığım da kaybolurum geçmişimde ve geleceğimde. En tehlikelisini icra eder yüreğim, vazifesini bilir, sarılır ayaza.

8 Mart 2014 Cumartesi

Bir Gülümseme Alın


Benim söylemek için çırpındığım gecelerde, siz yoktunuz. - Özdemir ASAF

Koskocaman bir bahçe hayal edin şimdi, içinde mutlu yüzleri olan, sade, gösterişsiz, mütevazı. Size de ikram ediyorlar bir tane “buyurun bir gülümseme de siz alın” diyorlar.


Teşekkürünü zikredip sineye çekildi çocuk, yalnızlığa bağlanmıştı umarsızca nasılsa. Zoraki bir gülümsemeydi, eğreti durdu onda. Hayrandı böylesi bir manzaraya; hava da toprak kokusu, bahçede bahar yeşilliği, bir de yüzüne sonradan konduğu belli olan o sahte gülümseme olmasaydı…

14 Şubat 2014 Cuma

GÖSTERİŞSİZ


Kapı’nın gıcırdısı duyularıma hitap eden son şey oldu. Uçtum, birden bire yok oldum. Geçmişime düştüm, özlemimi hatırladım.

Şimdi şu bankın kenarından uzanan o el aslalarla dolu manaların ta kendisi. Bir şekerin getirdiği o kusursuz gülümsemenin değerini iyi bil çocuk. Koş, bak, konuş.

Koş ki savur rüzgârları tenime, anımsat!
Bak ki gözlerim kaybolsun gözlerinde, korkusuzca.
Konuş ki yaram kanasın, çözülelim, düşünmeden ilk defa!

Zamanın değerini algılamak istemiyorduk. Çocukça hayallerdi bizimkisi… İçi hep saftı ve şimdi yıllar geçti, büyüdük, geleceğe geri döndük.

12 Ocak 2014 Pazar

Sweet People'ın Derledikleri

Her temas bir iz bırakır- Edmond Locard

Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat denir- John Christian

Ne cenneti merak ediyorum ne de cehennemi ; Çünkü ben annemi gülerken de gördüm, ağlarken de-Özdemir Asaf

"Yalnızlık" kelimesinin söylenişi ne kadar kolay. Halbuki taşıması o kadar zor ki.- Goethe

Aşk, dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır.- Bailey

 Ne kadar silersen sil ya yırtılır defterin. Yada izi kalır cümlelerin.- Elif Şafak

11 Ocak 2014 Cumartesi

BEEB

1997, İstanbul...
Blogger, okur, yazarvitrini.com da yazar, çizer, söyler ve son zamanlarda da Gitar çalar.
  • İngilizceden daha çok Fransızcaya aşığımdır.
  • Her zaman söylediğim gibi: Yazma eylemi iyidir, güzeldir, sakinleştirir, olgunlaştırır.
  • Sabahlamak huzur vericidir. Tan vaktinin, tan yelinin yaratıcılığı arttırdığına inanırım.
  • Tenha yerler de ilham perileri çok olur derler... Öyledir de ben kefilim.
  • ESC fanıyımdır.
  • Hayatım kısaca normalize etmelerle geçer.

İLETİŞİM

Burak Savaş - Twitter  I Google+ I E- mail: buraksavass@hotmail.com

Sweet People - Twitter I Facebook I E- mail: sweetpeopleblog@hotmail.com


4 Ekim 2013 Cuma

İYİ-KÖTÜ


Hepimiz farkındayız aslında, hepimiz biliyoruz, bir arada bulunduğumuz her mekânda yaşıyoruz, tanıklık ediyoruz fakat açıkça ifade edemiyoruz, korkuyoruz. Ruhumuz demir parmaklıklarımızın ardına sıkışmış, bağırmak istiyor ama biz izin vermiyoruz.
İki dudağın arasında ki gizemi açığa vuramadığımızdan her şey bir şekilde yolunu bulup dışarı yansıyor. Her şey gözümüzden dışarı yansıyor. Bunun içindir ya “Gözler asla yalan söylemez.” Çünkü onlar içimizdeki hapishanenin camlarıdır. Dışarıdan görülür her şey, içeride ki tutuklu ruhun her samimiyeti yansır gözlerden dışarı, çünkü gözler saydamdır. Hatayı affetmez.

27 Eylül 2013 Cuma

KOLEKTİF


Zannetmeye devam koca çocuklar…

Elime silgiyi almış yıpranmış sayfalardaki karartıları siliyordum. Geçmişimi siliyordum. Ne kadar da kolaymış. Hiç zorlanmadım, elim hakimiyetini ilan etmişti sanki. Hiç oyun oynamamış, hiç âşık olmamış, hiç ağlamamış ruhu yarım hissiz birisi tarafından hoyratça savruluyordu elimdeki silgi. Yoksa bu kadar kolay yapamayacağımı bende biliyordum.