2 Mayıs 2014 Cuma

Sessizliğin Sesini Yalnızlar Duyar





Sükûnetimin sesini duyabilir misiniz? Kulaklarınızda. Tutukluğumun öyküsünü yazabilmeme müsaade eder misiniz? Hatıralarınızda. Vaktinizden bir parça feda edebilir misiniz? Benim için…

18 Nisan 2014 Cuma

Fakat Uzak


Yüzün de İstanbul siluetinin derinliği demlenmişti, ey yaslı sevda. Bense kımıldamadan durup öylece bakıyordum sana. Sanki en ufak bir esinti de bozulup gidecekmiş gibiydi her şey. Hep bu anda kalsak, hiç sonrası olmasa mesela, sahile insek biraz, anlatsak anlatsak... Dökülsek kelimenin tam manasıyla, dertleşebilsek müsamahayla… Asırlık bir mahzene hapsolmuş gibi kenetlensek birbirimize, muhtaç olsak, nedenimiz olsa. Ben öyle birini sevdim ki her paylaşabilmenin kenarına yaklaştığım da kaybolurum geçmişimde ve geleceğimde. En tehlikelisini icra eder yüreğim, vazifesini bilir, sarılır sessizliğine.

8 Mart 2014 Cumartesi

Bir Gülümseme Alın


Benim söylemek için çırpındığım gecelerde, siz yoktunuz. - Özdemir ASAF

Koskocaman bir bahçe hayal edin şimdi, içinde mutlu yüzleri olan, sade, gösterişsiz, mütevazı. Size de ikram ediyorlar bir tane “buyurun bir gülümseme de siz alın” diyorlar.

14 Şubat 2014 Cuma

GÖSTERİŞSİZ


Kapı’nın gıcırdısı duyularıma hitap eden son şey oldu. Uçtum, birden bire yok oldum. Geçmişime düştüm, özlemimi hatırladım.